Katılım bankacılığında kullanılan bazı yöntemler, nakit yönetimine ihtiyaç duyan bireylere ve işletmelere faizsiz çözüm sunmak amacıyla geliştirilmiştir. Teverruk, bu çerçevede değerlendirilen özel uygulamalardan biridir ve hem dini hassasiyetleri gözetmesi hem de modern finansın gerekliliklerine uygun yapı sunmasıyla öne çıkar.
Katılım finans sisteminin temelini oluşturan mal alım-satımına dayalı işleyiş burada da geçerlidir ancak teverrukta süreç, nakde erişimi mümkün kılan özgün bir ticari düzenleme şeklinde işler. Böylece geleneksel borçlanma yöntemlerinden farklı bir yaklaşım arayan kişiler tarafından tercih edilebilir. Yasal düzenlemelerle uyumlu, şeffaf ve denetlenebilir yapısı ise teverruk uygulamasının güvenilirliğini destekleyen unsurlar arasında yer alır.
Teverruk, özü itibarıyla bir malın vadeli olarak satın alınmasını ve aynı malın daha sonra peşin bedelle farklı tarafa satılmasından oluşan ticari bir yapıdır. Söz konusu süreç, nakde erişimin mal üzerinden sağlandığı alternatif bir finans yöntemi oluşturur. Böylece değer aktarımı borç ilişkisi yerine ticaret yoluyla gerçekleşir.
Malın kısa süreli de olsa alıcıya geçmesi, yöntemin ticari niteliğini güçlendirir. Yani işlemin merkezinde gerçek bir ticari akdin yer aldığını gösterilir. Bu nedenle teverruk, nakde erişim için kullanılan bir yöntem olsa da özünde malın alım-satımına dayanan bir ticaret modelidir.
Bu çerçevede Teverruk, nakit ihtiyacının karşılanmasında kullanılan alternatif bir yöntem olmasına rağmen ticari karakterini korur. Yöntemin anlamını belirleyen asıl fark, değerin bir mal üzerinden dolaşım kazanmasıdır. Finansal ihtiyaçların ticaret esaslarına göre çözümlenmesine imkân tanıyan özgün model niteliği taşır. Dolayısıyla diğer likidite yöntemlerinden kolaylıkla ayrılır.
Teverruk işlemi, müşterinin malı vadeli olarak satın alması, ardından aynı malın peşin bedelle satılması üzerinden ilerleyen bir akışa sahiptir. Süreç, müşterinin finansman talebini iletmesiyle başlar. Talep alınırken işlem tutarı, vade süresi, ödeme planı ve sözleşme koşulları netleştirilir. Bu aşamada müşteri, işlem sürecine ilişkin tüm bilgilere dair açıklamayı yazılı olarak görür, onay verir.
Finansman talebi onaylandıktan sonra kurum, işlemde kullanılacak malı belirler. Mal, genellikle borsada işlem gören, piyasada hızlı şekilde alınıp satılabilen türde seçilir. Malın gerçek varlık olması, sistemin ticari niteliğini oluşturan temel noktadır. Kurum ise belirlenen malı peşin bedelle satın alır, müşterinin adına vadeli olarak satar. Mal, genellikle TURIB gibi organize piyasalarda işlem gören Elektronik Ürün Senetleri (ELÜS) şeklinde seçilir, bu sayede piyasa şeffaflığı ve hızlı likidite sağlanır. Müşteri de ilgili malın vadeli alıcısı haline gelir.
Müşterinin mal üzerindeki mülkiyeti doğrudan oluştuğunda (hakiki veya hükmi kabz ile mülkiyet devri gerçekleşmiş sayılır, yani malın fiziken teslimi veya senedin elektronik ortamda müşteriye intikali zorunludur) işlem ikinci aşamaya geçer. Müşteri, malı üçüncü tarafa peşin bedelle satılması için kuruma yetki verebilir, satışı kendi adına kurum aracılığıyla yaptırabilir. Satış işlemi genellikle aynı gün içinde gerçekleştirilir, satış bedeli müşterinin hesabına aktarılır.
Vadeli satış nedeniyle oluşan finansman bedeli ise belirlenen ödeme planına göre müşteriden tahsil edilir. Ödeme planında vade süresi, taksit tutarları ve tahsilat tarihleri yer alır. Dolayısıyla planın açık ve net şekilde belirlenmesi, işlemin şeffaflığı açısından önemlidir. Tahsilatlar da sözleşmede belirtilen tarihlerde tamamlanır, tüm hareketler kayıt altına alındığından kontrol etmek mümkündür.
Teverruk, iki ayrı satış akdinin art arda yapılması nedeniyle fıkıh literatüründe yer alan temel ticaret hükümlerine göre değerlendirilir. Çünkü her satış işlemi kendi hükmü içinde ele alınır, tarafların karşılıklı rızasına bağlı ticaret akdi olarak kabul edilir. Malın gerçek bir varlık olması, mülkiyetin alıcıya geçmesi, satışın açık şekilde yapılması, işlemin fıkhi açıdan geçerliliğini sağlayan unsurlardır. Bu çerçevede teverruk, ticaret yoluyla likidite oluşturmayı esas alan alternatif bir finans modeli olarak tanımlanır. Teverrukun fıkhi dayanakları şu başlıklarla özetlenebilir:
Teverruk’un en belirgin farkı, nakit ihtiyacının doğrudan borç ilişkisine dayanmaması ve mal üzerinden karşılanmasıdır. Diğer finansman yöntemlerinde ihtiyaç duyulan tutar çoğu zaman nakit akışı esas alınarak değerlendirilirken teverrukta ticari bir malın alım-satımı işlem akışının merkezinde yer alır. Yani değerin dolaşımını borç yerine ticaret yoluyla sağlar.
Bir başka fark, teverrukun birbirinden bağımsız iki satış işlemine dayanmasıdır. Murabaha, leasing gibi yöntemlerde tek bir satış akdi bulunurken teverrukta vadeli satış ve peşin satış ardışık şekilde gerçekleşir.
Teverruk, malın müşteri üzerinde gerçek bir mülkiyet oluşturmasını gerektirmesi bakımından da ayrışır. Pek çok finansman yönteminde mal doğrudan kullanıcıya teslim edilir veya kullanım hakkı verilirken teverrukta mal kısa süreyle de olsa alıcıya ait olur ve tasarruf yetkisi onu satış yapabilir duruma getirir.
Öte yandan teverruk, nakit ihtiyacına yönelik çözüm sunan yöntemler arasında yer almasıyla diğer varlık odaklı finans türlerinden ayrılır. Murabaha gibi uygulamalar belirli malın kullanımına yöneliktir, ancak teverruk, satın alınan malın kullanımına değil peşin satışıyla nakde dönüşmesine dayanır. Böylece amacın tüketim değil likidite sağlama olduğu açık şekilde ortaya çıkar.
Teverruk işleminde malın piyasa koşullarına uygun olarak alınıp satılması önemli bir unsurdur. Diğer yöntemlerde fiyat genellikle alım-satım ilişkisinin doğrudan konusuyken teverrukta malın borsada veya organize bir piyasada bulunması sürecin şeffaflığını destekler. İşlemin izlenebilirliğini artıran ayırt edici özelliklerden biridir.
Teverruk uygulamasında tarafların hak ve yükümlülüklerinin net biçimde ortaya konması, sürecin sorunsuz, prensiplere uygun ilerlemesi açısından büyük öneme sahiptir. İşlemin ticari satış yapısı içinde yürütülmesi, tüm adımların açık bir iradeyle tamamlanması gerekir. Tarafların yaptığı her adımın gerçek bir alım-satım işlemi niteliği taşıması, fiyat oluşumunun şeffaf olması ve taraf iradelerinin net şekilde beyan edilmesi temel gereklilikler olarak kabul edilir. Teverruk uygulamasında önemli noktalar ise şunlardır:
Teverruk işlemi katılım bankacılığının en önemli likidite araçlarından biri olarak faizsiz finansman arayışındaki bireysel ve kurumsal müşterilere pratik, şeffaf ve fıkha uygun bir alternatif sunmaktadır. Gerçek bir malın mülkiyetinin müşteriye geçmesi, ardından organize piyasalarda hızlıca nakde çevrilmesi sayesinde işlem hem ticari esaslara dayalı kalır hem de faiz riskini tamamen bertaraf eder.
Günümüzde TURİB gibi güvenilir elektronik ürün senetleri platformlarının yaygınlaşmasıyla birlikte teverruk uygulamaları daha da hızlı, izlenebilir ve denetlenebilir hale gelmiştir. Dolayısıyla teverruk, klasik bankacılığın kredi mekanizmalarına İslami hassasiyetlerle ihtiyaç duyanlar için vazgeçilmez bir çözüm olmaya devam eder.
Siz de katılım bankacılığı ile nakit ihtiyaçlarınızı faizsiz, şeffaf şekilde karşılamak isterseniz Albaraka Türk’ün sunduğu Teverruk finansman çözümleriyle güvenli, düzenli likidite yönetimi imkanına sahip olabilirsiniz.